Ana Sayfa Hakkımızda Foto Galeri Video Galeri Z.Defteri İletişim
FİKRİ HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR NESİLLER YETİŞTİRMEK
Mustafa Kemal’in ve kahraman arkadaşlarının emperyalist güçlere ve düşmanlara karşı başlattığı milli mücadele, 9 Eylül 1922 tarihinde düşmanın İzmir’de denize dökülmesiyle kesin zafere ulaşmıştır. Artık Türkiye için yeni bir dönem başlamıştır. Savaş alanlarında kazanılan zaferlerin eğitim alanında da kazanılması için çalışmalar başlatılmıştır. 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet kurulmuştur.
03/11/2020 - 11:36
Prof.Dr.HAYRETTİN İVGİN

Artık ilk hedef;  cumhuriyeti özümsemiş, bu rejimin öneminin farkına varmış,  vatansever ve eğitimli bir nesil yetiştirmektir. Bu eğitim çağdaş bir eğitim olacaktır.

Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşının kazanılmasının hemen sonrasında  27 Ekim 1922 günü Bursa’da Şark Sinemasında İstanbul’dan kendisini görmeye gelen öğretmenlere bir konuşma yapıyor. Henüz Cumhuriyet kurulmadı, neredeyse bir yıl sonra Cumhuriyet ilân edilecek. Mustafa Kemal’in kafasındaki projesi budur. Kendisi henüz bir devlet başkanı değildir. O, müttefik ordularını yani 7 düveli yenmiş bir Başkomutandır ve de TBMM’nin Başkanıdır. Bu sıfatlarla öğretmenlere yaptığı uzun konuşmasında şu önemli ifadelerde bulunuyor:

“Öğretmen Hanımlar, Öğretmen Beyler,

Yurdu ve milleti kurtarmak isteyenler için vatanseverlik, iyi niyet, fedakârlık çok gerekli niteliklerdir. Ancak, bir toplumdaki hastalığı görmek, onu iyileştirmek, toplumu çağımızın isteklerine uygun olarak yükseltmek için bu nitelikler kâfi değildir. Bu niteliklerin yanında bilim ve teknik gereklidir. Bilim ve tekniğin başladığı ve geliştirildiği yer ise okuldur. Bunun için okul gereklidir.”

“Okul genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve vatan sevgisini, bağımsızlık onurunu öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düşünce, onu kurtarmak için tutulması gereken en doğru yolu gösterir.”

“Öğretmenler,

Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için, yalnızca ortam hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacaksınız, yaşatacaksınız ve kesinlikle başarıya ulaşacaksınız.”     

Mustafa Kemal’in öğretmenlerle ilgili olarak toplantılardan birisi de Kütahya’da Kütahya Lisesinde yapılmıştır. Tarih 24 Mart 1923’dür. Cumhuriyet daha kurulmamıştır. Bu konuşmasının bir yerinde şunları söyledi:

“Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, gerçek mutluluğa ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri memleketin geleceğini yoğuran irfan ordusudur. Bu iki ordunun her ikisi de değerlidir, yücedir.”

“Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür.”

“Bundan sonra yapacağımız yenilikler, milletimize bir karanlık gibi çöken cehaleti mağlup etmek savaşında da irfan ordusunun ruhu olan siz öğretmenlerin aynı yeteneği  ortaya koyacağınıza eminim.”

Cumhuriyet 29 Ekim 1923’de kuruldu. Adı “Türkiye Cumhuriyeti” oldu. Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçildi. Artık yeni devletin bekası için çalışmalara hız verilmesi gerekiyordu. Öyle de yaptılar. Yaklaşık 9 ay sonra Türkiye Muallimler Birliği’nin genel kurulu Ankara’da 25 Ağustos 1924’de yapıldı. Bu birlik 7 Mayıs 1921’de kurulmuştu. İlk genel kuruluna katılan öğretmenlere Ankara Şehir Lokantasında bir çay ziyafeti verildi. Zamanın Maarif Vekili (Milli Eğitimi Bakanı) Vasıf Çınar öğretmenleri toplayarak Şehir Lokantasına götürdü. Bu genel kurula ve çay ziyafetine katılan Cumhurbaşkanı, öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmasında şunlara vurgu yaptı:

“Öğretmenler,

Yeni nesli, Cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğitmenleri, sizler yetiştirilebileceksiniz; yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.”

“Cumhuriyet; fitren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister.”

“Arkadaşlar! Yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerî, siyasî, idarî inkılâplar sizin, saygıdeğer öğretmenler, sosyal ve fikrî inkılâptaki başarınızla desteklenecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”

Büyük komutan ve devlet adamı Mustafa Kemal’in bu konuşmasındaki hususlar, millî eğitim için birer hedef ve direktiftir. Bu konuşmasında en önemli hedef ve direktifi fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek”tir.

Bu sözdeki üç kavrama dikkatleri çekmek istiyorum. Fikir (düşünce), düşünme ve akıl yürütme sonunda sonuca varılan ve düşünmenin ürünü olarak tasarlanan hasılaya (elde edilen sonuç) ve ide (ruhen algılınabilen asıl gerçeklik)’dir.

Vicdan ise; iç sezgi, iyi ve kötüyü ayırma duygusu, kendi davranışlarıyla ilgili yargıda bulunma (özeleleştiri), ahlak değerleri üzerinden dolaysız olarak kendiliğinden yargılamaya iten güç (yeti), içten duyuş, doğruyu –iyiyi- güzeli bulma ve elde etme, geleceği sezme görme duyusu, yani istiğrakdır. İstiğrak, derine dalma, içine nüfuz ederek doğruyu bulmadır. Vicdan bazı bilim adamlarına göre bir hassedir, yani duyudur.  Aynen beş duyumuz (görme, işitme, dokunma, koklama, dokunma) gibi bir algılama yeteneğidir.

Büyük insan Atatürk öğretmenlerle yaptığı her konuşmasında onların mensubiyetlerini bir irfan ordusuna benzetmektedir. Peki irfan nedir? İrfan sezme, sezgi gücüdür. Bilme, anlama, kavramadır. Gerçeğe ulaştırıcı güçlü bir seziştir. Buna felsefede varışlılık denir. Bazı bilimsel çalışmalarda irfan, dolaylı olarak kültür anlamına da gelir.

Cumhuriyetimizin bânisi, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni nesil yetiştirilmesi için ortaya koyduğu bu ilkenin, Türkiye’yi Batı dünyasının (emperyalistlerin ) kölesi ve esiri yaptığını söyleyenler maalesef oldu.

Soruyorum şimdi; düşünce özgürlüğünün, iyiyi-güzeli bulma ve elde etme özgürlüğünün, bilme-anlama-kavrama ve sezgi özgürlüğünün neresi bizi Batı’nın kölesi ve esiri yapmıştır? Akıl var, mantık var denir ya, bunu diyenlerin dayanağı var mı?

Eğer biz şu zamanda, Batı’nın esiri ve kölesi isek bunun sebebi, Atatürk’ün yeni nesil yetiştirmedeki hedefinden sapılmış olmaktır. Ben söyleyeyim, eğer biz şu an Batı’nın esiri ve kölesi isek; bunun sorumlulukları Atatürk’ün koyduğu hedef değildir. Bunun sebebi; köy enstitülerini kapatanlardır, halkevlerini kapatanlardır, Barış Gönüllüsü adı altında Amerikan casuslarını içimize sokanlardır, öğretmen okullarını kapatanlardır, eğitim enstitülerini kapatanlarıdır, tevhid-i tedrisat sistemini ortadan kaldıranlardır, dindar nesil yetiştireceğiz diye çağdışı eğitimi dayatanlardır, devlet eğitim sistemini dershanelerin insafına bırakanlardır, eğitimi paralı ticaret haline getirenlerdir.

Milli eğitimimizi yaz-boz tahtası olarak 17 yıl içinde 15 defa eğitim sistemini değiştirenler, bizi Batının ve vahşi kapitalizmin kölesi yaptılar. Bizi Batı’ya köle ve esir yapanlar, eğitimimizi çökerterek bilimsellikten uzak, niteliksiz, fırsat eşitliğinden yoksun, adaletsiz duruma sokanlardır. Bizi Batı’ya esir ve köle yapanlar eğitimimizi ticaret piyasası, gerici, ırkçı, rekabetçi, dershanecilik sistemi haline getirenlerdir.

Daha sayayım mı? Şayet, Batı’nın esiri ve kölesi isek bunun sebebi eğitimi çökertenlerdir, öğretmenlik mesleğini ortadan kaldıranlardır.

Servet-i Fünun edebiyat topluluğunun lideri olan, devrimci ve idealist fikirleriyle Mustafa Kemal ve dönemin pek çok aydınını etkileyen Tevfik Fikret’in bir şiirinin dörtlüğü şöyledir:

“Kimseden ümmid-i feyz etmem, dilenmem perr-i bâl

Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim

İnhinâ tavk-ı esaretten girandır boynuma

Fikri hür, irfanı hür, vicânı hür bir şairim.”

Tevfik Fikret dörtlüğünde şöyle söylüyor. “Ben kimseden fayda ummam ve kimseden kol-kanat dilenmem. Kendi boşluğumda ve gökkubbemde ben yalnız kendim gezerim. Benim boynuma, bir eğik baş bir boyunduruktan daha ağırdır. Ben; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim.”

Belli ki Mustafa Kemal gençliğinde Tevfik Fikret’ten bir aydın olarak etkilenmiştir. Sadece ondan değil, Ziya Gökalp’ten, Ömer Seyfettin’den, Ali Suâvi’den, Veled Çelebi İzbudak’tan, Necip Asım’dan, Ahmet Hikmet Müfüoğlu’ndan, Mehmet Emin Yurdakul’dan ve bunun gibi aydınlardan da etkilenmiştir.

Keşke, Atatürk’ün eğitim konusundaki direktiflerine uyulsaydı. Keşke o direktiflerin verdiği çağdaş hedeflere ulaşılsaydı.

Umutluyuz! Bu ülke mutlaka, ilmin, düşüncenin, aklın, fennin ışığında yeni nesilleri çağdaş dünya insanı olarak yetiştirmeye yeniden başlayacaktır.

İçerden ve dışardan hiçbir güç, çağdaşlık yolundan bizi alıkoyamayacaktır. Merkez Partinin toparlanma ve ileri atılma gücü bu konuda da bizlere umut vermektedir.

79 defa okunmuştur.
Yorumlar..
Henüz Yorum Yapılmamış
Diğer Yazıları..
FİKRİ HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR NESİLLER YETİŞTİRMEK
EN İYİSİ DEMOKRASİ VE PARLAMENTER SİSTEMDİR
TÜRK ÂŞIKLIK GELENEĞİ İÇİNDE KADIN OZANLAR
MEHMET AKYOL

SİYASİ İSRAF VE KAMUOYUNDA GARNİTÜR OLARAK DEĞERLENDİRİLEN PARTİLER
Prof.Dr.HAYRETTİN İVGİN

FİKRİ HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR NESİLLER YETİŞTİRMEK
Prf. Dr.TURAN USLU

KIYI KUMULLARI VE KORUNMASI ( 6 )
İSMAİL UÇAKÇI

YESEVİ, BEKTAŞ-İ OĞUZ OCAKLARI AÇILMIŞ…!!!"
Gürhan GÜRSES

NAKKAŞIM RABBİMDİR
CEVDET SEZGİN

BİR YOL HİKAYESİ 2.
HASAN KAYA

KÖYSEL DÖNÜŞÜM / TERSİNE GÖÇ
Prof.Dr. ANIL ÇEÇEN

DAĞ BAŞI TOPLANTISINDA KONUŞAN Prof.Dr. ANIL ÇEÇEN ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ . ÇEÇEN ŞUNLARI SÖYLEDİ:
KAMİLE ÖZDEMİR

BELEDİYELERİN İŞ İSTİHDAMI
DERYA FİLİZ KORKMAZ

KORANA GÜNLERİNDE MARKALAR NASIL İLETİŞİM KURMALI?
YASEMİN AKYOL

TÜKETİMDEN İSRAFA UZANAN YOL
SAİME HALAÇ

ÖLDÜREN SEVGİYİ KADINLAR OLARAK ASLA İSTEMİYORUZ
AYSEL RAİFE AKKANAT

BİZ SENİN YAŞINDAYKEN
BİR ANKARA SEVDALISI MURADINA ERİNCE HER YER
ON BİR PROFESÖR, ONLARCA İLİM VE İRFAN ADAMI
BÜLENT ARINǒIN AKP MİLLETVEKİLİ OĞLU: TEK Bİ
BÜLENT ARINÇ İSTİFA ETTİ
KORKUNÇ İDDİA: TARTIŞTIĞI EŞİNİ ARABADAN ATAR
CORONA VİRÜSÜ VERİLERİNDEKİ YENİ REKORUN ARDI
MATBAADA 1 MİLYON 352 BİN SAHTE DOLAR BASAN 6
BIÇAKLANDI, SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI İHLALDEN CE
ALDIĞI TATLI 3 BİN 150 TL’YE MAL OLDU
İYİ PARTİ’DE İYİ OLMAYANLAR ( İKİNCİ PARTİDE
BİR ANKARA SEVDALISI MURADINA ERİNCE HER YER
CORONA VİRÜSÜ VERİLERİNDEKİ YENİ REKORUN ARDI
KORKUNÇ İDDİA: TARTIŞTIĞI EŞİNİ ARABADAN ATAR
İYİ PARTİ’DE İYİ OLMAYANLAR ( İKİNCİ PARTİDE
BIÇAKLANDI, SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI İHLALDEN CE
MATBAADA 1 MİLYON 352 BİN SAHTE DOLAR BASAN 6
ON BİR PROFESÖR, ONLARCA İLİM VE İRFAN ADAMI
BÜLENT ARINǒIN AKP MİLLETVEKİLİ OĞLU: TEK Bİ
ALDIĞI TATLI 3 BİN 150 TL’YE MAL OLDU
BÜLENT ARINÇ İSTİFA ETTİ
ANKARA
Yazılım : Networkbil.net
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ® www.turkiyeanadoluhaberleri.com