Ana Sayfa Hakkımızda Foto Galeri Video Galeri Z.Defteri İletişim
PANDEMİ DÖNEMİNDE SOSYAL DEVLETİ ARAYANLAR
Sevgili dostlar,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasının 2. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” Hükmü yer almaktadır.
04/06/2020 - 15:07
HÜSNÜ EKİZCELİ

Pek çok tanımı olmakla birlikte, “Sosyal Devlet” dediğimiz zaman, ekonomik ve toplumsal yönden yurttaşlarının tümüyle ilgilenen, onların yaşam düzeyi, eğitim düzeyi, sosyal güvenliği, gelir dağılımını gibi konularda gereken önlemi alan ve uygulayan devleti anlıyoruz.

 Sosyal devletin bir özelliği de hizmetleri sunarken ucuz ve kısa yoldan ve gerektiği zamanda verilmesi konusunda üzerine düşen görevleri yapmasıdır.

 

Yapıyor mu?

 

Tartışılır. Esas mesele burada…

 

Devlet nedir?

Devlet dediğimiz zaman, pek çık tanımı olmakla birlikte, ülke sınırları içerisinde organize olmuş ve dünyada da kabul görmüş, saygı duyulan, güvenli bir yapıyı anlıyoruz.

 

Devlet-Vatandaş İlişkisi:

Devlet, kamu görevleri dediğimiz hizmetleri sunarken bunun karşılığı olan para ve para ile temsil edilen giderlerini karşılayabilmesi için finansman desteğini de alması gerekir. Bu desteği de anayasadan ve bu anayasaya dayanılarak çıkarılan özel kanunlara dayalı tahsil edilen gelirlerle karşılamaktadır. Bu konudaki en önemli gelir kalemleri zora dayalı olarak alınan vergi ve benzeri gelirler ile SGK Prim ve diğer gelirleridir. Bu gelirleri toplamakla (yerel Yönetimleri ve gümrük idarelerini saymazsak) büyük ölçüde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.   

 

Kamu alacağı, Tarh, tahakkuk, tebliğ ve tahsil aşamasından sonra devletin kasasına girer. Her iki bakanlık mükelleflere, vergi sorumlularına ve işverenlere, vergi ve prim ile diğer gelirlerin devlet hazinesine girmesinde beyan esasını getirmiştir. Mükellefler, vergi sorumluları, işverenler kazançlarını, stopajlarını, prim ve diğer alacaklarını beyanname ile beyan eder ve kanuni sürelerinde öderler, aksi sabit oluncaya kadar da devlet bu beyanları ve ödemeleri doğru olarak kabul eder.

 

Her iki bakanlık, zamanında ödenmeyen alacakları için ise: 6183 Sayılı amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunundan aldıkları kamu gücünü kullanır. Ancak, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı cebren takip ve tahsilat yaparken 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51([i]) inci, 102([ii]) nci ve 106([iii]) ncı maddeleri hariç, kanunun diğer maddelerini uygular.

 

Buraya kadar verdiğim kısa bilgiler işin, mevzuat boyutuydu.

 

Gelelim toplanan gelirlerin bunun insan hayatındaki yansımasına... Devlet, vatandaşının derdi ile yeterince dertlenebiliyor mu, onların gönlüne dokunabiliyor mu, “Allah devlete, millete zeval([iv]) vermesin!” diyerek manevi desteğini verebiliyor mu?  Yani: “Sosyal Devlet” olmanın vasıflarını yerine getirebiliyor mu? Önemli olan devletin sahadaki görüntüsü ne? Bunu çok önemsiyorum.

 

İnsan hayatında “geleceğin güven altına alınması” çok önemlidir. Bunun için insanlar gücü kuvveti yerindeyken çalışmasının karşılığında elde ettikleri gelirleri üzerinden zorunlu olarak devlete, vergi öderlerken, bunun yanında geleceğe de yatırım yaparlar. Yani zor günlerinde ve yaşlılığında kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlamak ve sağlık yardımından faydalanabilmeleri için de Sosyal Güvenlik primlerini öderler.

 

Buraya kadar her şey normal ve kanuna uygun değil mi?

 

Hepimizin “evet” dediğini duyar gibiyim.

 

Peki Sosyal Devlet ne zaman lazım olur insana?

 

İşsiz kaldığında, felakete uğradığında, çalışamadığında (eğitim ve güvenliği saymıyorum daha) veya yaşlandığında…

 

Sosyal Devletin Pandemi Dönemine Yansımaları:

Dünya ve Türkiye son birkaç aydır Çin kaynaklı Korona (Covıd-19) virüsü yüzünden Pandemi ile ölümlerle pençeleşmektedir. Zorunlu olarak devletler, Pandemi([v]) döneminde pek çok kısıtlamalara gittiler. İş yerleri kapandı, milyonlarca çalışan işsiz kaldı ve evlerine kapanmak zorunda kaldı. Hatta 65 yaş üstüne ve 20 yaş altına özel kısıtlamalar getirildi.

 

Pandemi döneminde krizden etkilenen vatandaşlarına her ülke ekonomik gücüne bağlı olarak insanlarına nakdi yardım yaptığı medyada yer aldı. Türkiye ise daha çok kredi yöntemine ağırlık vererek insanların borçlanarak ayakta kalmaları benimsedi. Bununla birlikte “#BizBizeYeteriz” diye bir kampanya başlatmış, vatandaşlardan yardım talebinde bulundu ama yeterince destek bulamadığına şahit oluyoruz. Bu kampanyanın başarısızlığa uğramasında yürütmenin, yani hükumetin, yapılan yardımlarda yerel yönetimlere (özellikle muhalefet partili belediyelere) getirdiği tek kısıtlama ve soruşturmaların da etkili olduğunu düşünüyoruz. Yani Müslüman bir ülke olarak, bu Pandemi (salgın) döneminde, İslamiyet’in şiarından olan “İyilikte yarışmayı” bile beceremedik galiba.    

 

Çalışanların ve emeklilerin, “Ak, akçe kara gün içindir” atasözü misali, normal zamanlarda devlete yaptıkları ödemelerin karşılığını alamadıklarına şahit oluyoruz. Pandemi döneminde işsiz güçsüz kalan vatandaşlar kendilerine tanınan İşsizlik Ödeneği ve Kısa Çalışma Ödeneğinden faydalanmak isteyen insanlara “deveye hendek atlatmak” gibi zorluklarla karşı karşıya bıraktığı televizyon ekranlarında ve medya haberlerinden izledik. Evine ekmek götüremeyen, kirasını, elektriğini, doğalgazını, suyunu ödeyemeyen bu insanlar “İşsizlik Ödeneği ve Kısa Çalışma Ödeneğinden faydalanmak için İŞ-KUR kapılarında her türlü önlemden yoksun olarak metrelerce kuyruğa giriyorlar.

 

Devlet bu vatandaşlarından alacağını alırken bu insanlar sıraya mı girdi?

 

Neden bu insanlar bu cefaya katlandırılıyor bilemiyorum. Devlet alacağını nasıl ve hangi kişiler üzerinden aldıysa, bu insanların hakkı olan paraları da onlar üzerinden banka hesaplarına yatırılması daha doğru bir uygulama olmaz mı? Devlet, neden insanını birinci sınıf vatandaş düzeyine çıkaramıyor anlamak imkânsız, bu kadar mı zor?

 

Kendisine borcu olan vatandaşı evinde bulan devlet, zor zamanlarda ve Pandemi döneminde vatandaşına yerinde ve zamanında ulaşması lazım. Yoksa bu “sosyal devlet” ilkesi sadece kâğıt üzerinde yazılı bir metin olmaktan öteye gitmez.

 

Aynı zamanda bu zorunluluk olan “sosyal devlet” ilkesi devlete verilen Anayasal bir görevdir.

ANKARA MECLİSİ' NE 200'LER AZ GELDİ ...
Ve şu anda teşkilatın idari mekanizmasında bulunan , her biri birbirinden istisnai özelliklere sahip isimlerin sayısı 204'ü buldu.
Ankara Meclisi Mensupları sistemli çalışmaları, hizmet akışlarını Hakk ve Halk için yapma gayretleri sonucu günden güne gelişme ve büyüme-çoğalma çalışmalarını önemli oranda ivme kazandırdılar. Bu çalışma azim ve iradeleri ile, Ankara'dan Doğan Güneşin Anadoluyu Aydınlatacağı iddiasındalar.

 

İŞTE TÜRKİYE' NİN KADER ÇİZGİSİNİ DEĞİŞTİRMEYE ADAY…Ankara Meclisi Hizmet Kurullarını oluşturan, teşkilata işlevlik kazandıracak 204 kişilik idealist insanlar topluluğunun İFTİHAR listesi : Haberin devamını okumak için lütfen, ankarameclisihaberleri.com ' u tıklayınız.
 

 

306 defa okunmuştur.
Yorumlar..
Henüz Yorum Yapılmamış
Diğer Yazıları..
PANDEMİ DÖNEMİNDE SOSYAL DEVLETİ ARAYANLAR
KIZILIRMAK İLÇESİNE SERA KURULUMUNUN TARİHÇESİ
TÜRK KÖYLÜSÜNE İADE-İ İTİBARI VERİLMELİDİR
İNSAN KÖYÜ NİYE ÖZLER
KÖYDE YAŞAMAK MI, KÖYLÜ YAŞAMAK MI?
İSMAİL UÇAKÇI

Oğuz Türkmen Şehri Çorum İlinin adının menşei ve kısa tarihçesi
Prf. Dr.Turan Uslu

KIYI KUMULLARA SALDIRI
CEVDET SEZGİN

BİR YOL HİKAYESİ 2.
Gürhan GÜRSES

NAKKAŞIM RABBİMDİR
İSTENİŞ HAKAN TÜPLEK

BİZİM PATAGONYA
HÜSNÜ EKİZCELİ

PANDEMİ DÖNEMİNDE SOSYAL DEVLETİ ARAYANLAR
HASAN KAYA

KÖYSEL DÖNÜŞÜM / TERSİNE GÖÇ
HATİCE KÜBRA BİLİŞ ( Yazar )

ATAM İZİNDEYİZ!
KAMİLE ÖZDEMİR

Yaşama kaynağımız olan suyun ve toprağın kıymetini bilelim.
DERYA FİLİZ KORKMAZ

KORANA GÜNLERİNDE MARKALAR NASIL İLETİŞİM KURMALI?
ABDULLAH ŞENOL

ENERJİ VE TÜRKİYE
AYSEL RAİFE AKKANAT

BİZ SENİN YAŞINDAYKEN
AYASOFYA İÇİN GERİ SAYIM: SAAT VE DETAYLAR BE
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI’NIN MAKAM O
EKREM İMAMOĞLU AÇIKLADI: HAVAİ FİŞEK UYGULAMA
İŞSİZLİK AÇIKLANDI: 1 YILDA 2,5 MİLYON İŞ KAY
SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN YENİ ÖNLEMLER: BERBER,
TÜİK ENFLASYONDA KİMSEYİ İKNA EDEMEDİ
METEOROLOJİ’DEN YAĞIŞ VE MARMARA İÇİN KUVVETL
BDDK’DAN VATANDAŞA KART KOLAYLIĞI
ŞIRNAK'TA PKK'LI 5 TERÖRİST TESLİM OLDU
YÖK YATAY GEÇİŞ KONTENJANLARI AÇIKLANDI
TEM’DE YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLDİ! ÇOK SAYIDA YAR
MISIR DİKTATÖRÜ LİBYA KONUSUNDA ÖYLE BİR CEVA
SOFİANE FEGHOULİ TEKME ATTI, CÜNEYT ÇAKIR KIR
ANKARA’DA EZAN OKUMAK VE BİLGİSİZCE BU GÖREVİ
MUĞLA’NIN LAVANTA TARLALARI VATANDAŞLARIN İLG
RAKİBİNİN GÖĞÜSÜNE TEKME ATAN FEGHOULİ’NİN C
TFF’DEN 2020-2021 SEZONUNUN BAŞLAMA TARİHİ VE
FABRİKA SAHİBİ KONUŞTU, BELEDİYE ‘KÜLLİYEN YA
‘BABACAN TAVIR’ KARARI TEPKİ TOPLAMIŞTI! YARG
METEOROLOJİ’DEN BİRÇOK İLE GÖK GÜRÜLTÜLÜ SAĞA
ANKARA
Yazılım : Networkbil.net
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ® www.turkiye anadoluhaberleri.com