Ana Sayfa Hakkımızda Foto Galeri Video Galeri Z.Defteri İletişim
BİR YOL HİKAYESİ 2.

Antalya'da kamyoncuyu gönderdikten sonra otogarın yanında ki Doy Doy diye bir pastahane vardı.Eşimi ve kızımı oraya bırakmıştım,yanlarına döndüğümde eşimin endişeleri haklı olarak artmıştı.Çünkü biz Antalya'ya çocuğumuz için gelmiştik,Şimdi ise görev yerimize gidemeden sorunlarla karşılaştık.Eşim, biz oraya nasıl gideceğiz? Çocuğumuz için istediğimiz zaman hastaneye nasıl geleceğiz diye endişeleri ni dile getirdi.Aslında haklıydı ama bir kere gelmiş olduk.
20/05/2020 - 15:15
CEVDET SEZGİN

Atalarımızın güzel bir sözü vardır 'kul sıkışmayınca hızır yetişmez' diye.

Antalya'ya atama isteğinden önce polisliğe geçmek için müracaat etmiş, sınavı ve sağlık kontrolünü kazanmıştım. Polis olacaktım ama o dönemde iki kayınbiraderim de Emniyet teşkilatında Başkomser ve Emniyet Amiri olarak görev yapıyordu. Özellikle Büyük kayınbiraderim bana 'sakın polis olma, sen polislik yapamazsın, öğretmenliğe alışmışsın bu teşkilata uyamazsın diye beni polisliğe gitmekten vazgeçirmişti ama henüz tebligatı reddetmemiştim.

Eşime dedim ki, gel il milli eğitim müdürlüğüne gidelim ve durumumuzu anlatalım, bir çare bulabilirsek ne ala, bulamaz isek geri döner ve Ankara'daki Polis Okuluna müracaat ederiz.

Birlikte Konya Altı Caddesinde bulunan il milli eğitim müdürlüğüne gittik. O zaman Antalya da çok büyük bir il değildi,yürüyerek bir uçtan bir uca gidebilirdiniz.

İl milli eğitim müdürünün kapısından içeri girdiğimizde kendimden emindim, ya yeni bir yere atanacaktım, ya da geri dönüp polis olacaktım. Eşimin ve çocuğumun çaresizlik içerisinde yüzüme bakmasına artık daha fazla izin vermeyecekti. Hayatım boyunca düşündüklerimi çekinmeden yapabilen bir karakterim vardı.Şimdi de aynı kararlılıkla makama girdim.

İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yıldırım bizi sabırla dinledi. Kendisine, eğer uygun bir yere tekrar atanamaz isek polisliğe geçeceğimi söyleyerek evrakı kendisine uzattım. Evraka baktı ve 5 yıl öğretmenlik yapmış bir elemanı kaybetmek istemem, otur bakalım bir hal çaresine bakarız diye söyledi. Mustafa Yıldırım'ın beni sabırla dinlemesi ileri yıllarda yaptığım il müdürlüğünde hep gözümün önüne gelmiş ve insanları dinlemekten hiç vazgeçmemiştim.

Özellikle kızımızla çok ilgilendi ve nereli olduğumu sordu. Erzurum'lu olduğumu,eşimin ise Gümüşhaneli olduğunu söylediğimde Mustafa Yerli'yi tanır mısınız? diye sordu. Eşim, Mustafa Yerli'nin kendisinin halasının oğlu olduğunu söyleyince Milli Eğitim Müdürü ' o benim sınıf arkadaşımdır' dedi ve telefon açarak Bakanlıkta görevli Mustafa Yerli'yi buldu,hal hatır sorduktan sonra bizden bahsetti, tabii yeterli cevabı alınca gereğini yapacağını söyledi. Artık şansımızın döndüğünü hissediyordum. Derin bir nefes aldım.

Milli Eğitim Müdürü, siz şimdi gidin, Eylül'ün ortasına kadar gelmeyin ,ben orayı değiştireceğim ama senin gidip göreve başlaman gerek dedi.

Oradan çıktık,ilk defa denizin maviliğini fark ettim,sokaklarda epey gezdik, hayaller kurduk acaba bizi nasıl bir yere verecekti?

Akşam eşimi ve kızımı otobüse bindirerek Ankara'ya abisinin yanına gönderdim.

Bir sonraki gün 15 kişilik münibüse bindim ve Kaş'a doğru yola çıktım. Şimdiki gibi deniz sahilinden bir yolu yoktu, büyük otobüslerde çalışmıyordu. Korkuteli ve Elmalı'yı geçtikten Toros dağlarının neredeyse tepesine çıkıp sonra denize iniyordu.

Gömbe diye büyük bir köyde yarım saat istirahat denilince aşağı indik ve temiz oksijeni alınca karnımın açıktığını hissettim..Gömbe, torosların hemen arkasında güzel bir köy. Burada ilk defa keçi etinden oluşan saç kavurmayı korkarak yedim.Çünkü bizim bildiğimiz keçi eti genelde ishal yapar ama buradaki hayvanlar daha ziyade kekik ve meşe dallarıyla beslendiklerinden etleri zarar vermiyordu.

Gömbe'yi çıktığımızda artık asfalt yol bitmiş steblize yol başlamış aracın içerisi ise toz olmaya başlamıştı.Yarım saat sonra yol kenarından bir kadın el kaldırdı,şoför durdu ve konuşmaya başladılar.Biraz sonra 3 tane keçiyi münibüsün içerisine yerleştirdiler.Ben itiraz edecek oldum sa da baktım ki kimsenin sesi çıkmıyor bende susmak zorunda kaldım. Yaklaşık iki saat keçilerin kokusu ve burunlarından akan sümüklerini hissederek Kaş'a indim.

Kaş' çok ufak bir yerdi.80-100 evden ve birkaç iki katlı Devlet binasından oluşan küçük bir ilçe, deniz kenarında iki tane derme çatma lokantası ,küçük bir fırın tabelası ve bir iki küçük bakkaldan başka birşey yoktu. Elini uzatsan Yunanistan'a ait Meis Adası'na ulaşacak gibi bir konuma sahipti. Ancak tertemiz bir denizi vardı.

O zamanlar ilçelerde maarif memurluğu vardı.Orayı gittim ve göreve başladım.Yaşlı bir müdür vardı, zoraki beni göreve başlattı ve adam o kadar tecrübeliydi ki 'göreve başlayacak ve gideceksin, bir daha da gelmeyeceksin' deyince 'nereden biliyorsunuz? dediğimde , evladım biz kalacakla gidecek olanları anlarız, bu saçları boşuna ağartmadık.

Adamın dediği doğruydu kalmak için gelmemiştim.

Akşam oldu hayatımın en ilginç olayı ile karşılaştım. Sahildeki iki lokantadan birisine gittim ve garsonu beklemeye başladım. Garsonu çağırdığımda nazlı nazlı yanıma geldi ve buyurun dedi. Yemek istediğimi ve ne yiyebileceğimi sorduğumda Kusura bakma size göre yemeğimiz yok deyince şaşırdım ve anlamadım diye cevap verdim.

Bana döndü ve yüzüme dik dik bakarak, 'siz bizim müşterimiz değilsiniz, size göre yemek hazırlamadık, bunlar daha önceden bize akşam yemek yiyeceklerini belirtmiş ve bizde onlara göre fırından ekmek almış ve balık hazırlamışız, kusura bakmayın'diye ekleyince , kardeşim balık olması şart değil, melemen de yeter dedim.

Garson biraz daha sert bir sesle 'Beyefendi ekmek yok,ondan size yemek yok dedim.'

Oradan kalktım ve yandaki lokantaya geçtiğimde ondan da aynı cevapları alınca kızdım. Allah Allah bu nasıl bir iş lokantaya gideceksin sonra ekmek yok diyerek sana yemek vermeyecekler diye yüksek sesle söylenmeye başlayınca deniz kenarından birisinin bana seslendiğini duydum:

Hemşehrum hemşehrum...

O tarafa döndüğümde eliyle yanına gitmemi isteyen birisi bana bakıyordu.

Adam deniz kıyısına masayı kurmuş, sofrayı donatmış ,hem yemek yiyor hem de içkisini yudumluyordu. Konuşmasından Karadenizli olduğu belliydi. Güneşten o kadar yanmıştı ki sarı tenli olmasına rağmen san ki rengi kararmıştı, elleri kocaman kocaman ve oldukça sağlam yapılı birisiydi.

Selam verdim, elini uzattı, saygıyla ayağa kalktı ve sofrasına buyur etti.

İlk sorum şu olmuştu, nereden hemşehri oluyoruz ? dedim.

Ben, Rize'liyim, konuşmandan seni de bizim oralılara benzettim deyince Erzurum-İspir'li olduğumu ifade edince, bu defa ooo gerçekten hemşehriyiz dedi ve beni samimiyetle sofrasına buyur etti.

Üç gün sonra iyi bir insanla karşılaşmıştım, karnım doyunca sohbete başladık.

Rize'den geldiğini, köylerdeki okul ihalelerini kimsenin almadığını, bütün bu ihaleleri kendisinin aldığını, inşaatları yapabilmek için eşek sırtında su taşıdığını ve para kazandığını anlattı.

Rize'li hemşehrim bana çok iyi gelmişti, akşamı birlikte geçirdik, bana kendi kulübesinde bir de yatak vermişti. Ertesi gün aynı şartlarda keçilerle yolculuk yaparak geri döndüm ve Ankara'ya' gelerek beklemeye başladım

Tam birbuçuk ay Ankarada bekledikten sonra atamamın yapıldığı haberini alınca yeniden Antalya'ya döndük..

124 defa okunmuştur.
Yorumlar..
Henüz Yorum Yapılmamış
Diğer Yazıları..
BİR YOL HİKAYESİ 2.
EGEMENLİĞE GİDEN YOL
PKK BELASINDAN KURTULMANIN ÇARESİ VARDIR
İSMAİL UÇAKÇI

Oğuz Türkmen Şehri Çorum İlinin adının menşei ve kısa tarihçesi
Prf. Dr.Turan Uslu

KIYI KUMULLARA SALDIRI
CEVDET SEZGİN

BİR YOL HİKAYESİ 2.
Gürhan GÜRSES

NAKKAŞIM RABBİMDİR
İSTENİŞ HAKAN TÜPLEK

BİZİM PATAGONYA
HÜSNÜ EKİZCELİ

PANDEMİ DÖNEMİNDE SOSYAL DEVLETİ ARAYANLAR
HASAN KAYA

KÖYSEL DÖNÜŞÜM / TERSİNE GÖÇ
HATİCE KÜBRA BİLİŞ ( Yazar )

ATAM İZİNDEYİZ!
KAMİLE ÖZDEMİR

Yaşama kaynağımız olan suyun ve toprağın kıymetini bilelim.
DERYA FİLİZ KORKMAZ

KORANA GÜNLERİNDE MARKALAR NASIL İLETİŞİM KURMALI?
ABDULLAH ŞENOL

ENERJİ VE TÜRKİYE
AYSEL RAİFE AKKANAT

BİZ SENİN YAŞINDAYKEN
MAVİ AKIM BORU HATTI MAYISTAN BU YANA ATIL, N
AYASOFYA İÇİN GERİ SAYIM: SAAT VE DETAYLAR BE
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI’NIN MAKAM O
EKREM İMAMOĞLU AÇIKLADI: HAVAİ FİŞEK UYGULAMA
İŞSİZLİK AÇIKLANDI: 1 YILDA 2,5 MİLYON İŞ KAY
SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN YENİ ÖNLEMLER: BERBER,
TÜİK ENFLASYONDA KİMSEYİ İKNA EDEMEDİ
METEOROLOJİ’DEN YAĞIŞ VE MARMARA İÇİN KUVVETL
BDDK’DAN VATANDAŞA KART KOLAYLIĞI
ŞIRNAK'TA PKK'LI 5 TERÖRİST TESLİM OLDU
TEM’DE YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLDİ! ÇOK SAYIDA YAR
MISIR DİKTATÖRÜ LİBYA KONUSUNDA ÖYLE BİR CEVA
SOFİANE FEGHOULİ TEKME ATTI, CÜNEYT ÇAKIR KIR
ANKARA’DA EZAN OKUMAK VE BİLGİSİZCE BU GÖREVİ
MUĞLA’NIN LAVANTA TARLALARI VATANDAŞLARIN İLG
RAKİBİNİN GÖĞÜSÜNE TEKME ATAN FEGHOULİ’NİN C
TFF’DEN 2020-2021 SEZONUNUN BAŞLAMA TARİHİ VE
FABRİKA SAHİBİ KONUŞTU, BELEDİYE ‘KÜLLİYEN YA
‘BABACAN TAVIR’ KARARI TEPKİ TOPLAMIŞTI! YARG
METEOROLOJİ’DEN BİRÇOK İLE GÖK GÜRÜLTÜLÜ SAĞA
ANKARA
Yazılım : Networkbil.net
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ® www.turkiye anadoluhaberleri.com