Ana Sayfa Hakkımızda Foto Galeri Video Galeri Z.Defteri İletişim
GECENİN SÜTÜNÜ RUHUN AVLUSUNA SAĞMAK "DEF"
Biz Makamı'yla başlar, Şehir Terennümleri'yle sonlanır. Halit Ziya da esasen Servet-i Fünun'un felsefesini anlattığı Mai ve Siyah adlı romanını; mavi bir geceyle başlatır siyah bir geceyle sonlandırır.
04/11/2016 - 20:40
Gürhan GÜRSES
    Umuda ve karamsarlığa dair, aydınlığa ve karanlığa... Def'te ise her başlangıç ve bitiş umuda dairdir, güzelliğe. Ve bir azizenin kaleminde umuda ve güzelliğe dair her türlü his şenlenir adı da Def olur. Okurun dudağının kenarına konan ben olur, yârin yanağına gamze...
    Allah azze ve celle... Şükürdür Def rabbe bir nevi,verdiği her nimetle!
    "Def'e kim demiş cansız bir şey
    Bir Def belki de en canlı bir şey" okuyun da görün diyorum. Laf ebeliği yapmaktansa laf güzergâhına girip Def'in her caddesinde, her sokağında bitivermiş olan çiçekleri koklayın, güzellikleri temaşa edin ve ruhunuzun bir cennet bahçesine dönüşmesine izin verin. Siz sanırsınız ki Def bir insandır ve has bahçeye çıkmıştır. Her iki canibinde de güller boy atmıştır, sümbüller boyunlarını uzatmıştır, otlar uzanmıştır yere sere serpe ve bülbüller aşkı terennüme başlamıştır uluorta. İşte Def, has bahçenin hanendesidir.
Yüreğimizin eski zaman yarası oluyor Def! Ruhumuza işlenen dövme oluyor. Alna yazılan kader oluyor okurken heyecanla ama keder olmuyor cana işlerken. Bir terzi ustalığıyla örüyor cümlelerini yazar ve kelimelere giydirdiği anlam öğeleriyle bizleri çok şık kılıyor Def'i okurken.  Azıcık hasret oluyor maziye tek. Günün en güzel vakti oluyor Def'le olduğumuz anlar, gel keyfim gel! Kâh çocukluğumuza iniyoruz kelimelerden oluşan merdivenle, kâh gökyüzüne tırmanıyoruz cümle mühendisleriyle. 
Rabbin insana bahşettiği en kutsal hazinedir kelâm ve bu yüzden sarf edilen her kelâmın israf edilmemesi, bir ekmek kırıntısının kutsallığı gibi kabul görmesi ve en önemlisi de kalpten neşet eden bir nimet olarak bilinmesi gerekir. İşte Def de bu kelâmların toplamıdır.
Günümüzün elektronik kirliliğine, megafonik hislerine, akustik izanına ve platonik aşklarına darbedir Def. Samimiyetin tescillendiği cümleleriyle, aşkın en saf haliyle terennüm edildiği kelimeleriyle ve her şeyin üstünde insani olanın avaz avaz yazıldığı sesleriyle Def, kalplerdeki yerini alıyor. Def bir hicrettir bilgisayardan, cep telefonundan, tabletten; okumaya ve okutturmaya. Etkinlikler kapsamında yapılan hapishane ziyaretleri, kitap okuma adına başlatılan projeler, kütüphane oluşturmak için atılan küçük ama aslında kocaman adımlar... Ve her şey daha güzel bir ülkede yaşamak içindir, daha güzel çocuklar yetiştirmek adına.
  Annesinden emdiği süt onda helal bir dile dönmüştür. Annesinden emdiği süt burnundan gelmemiştir. Sayın ALTAN, helal bir dilin hakkını veren ender kalemlerindendir günümüzün. Okumaktan başka çaremiz yoktur. Bu bir mecburi istikamettir çünkü bu gidiş güzeledir, iyiyedir ve doğruyadır.
Kalbe atılan bir imzadır Def, ruha işlenen bir motiftir. Def, raflardaki yerini değil kalplerdeki yerini alıyor. Okuyun demek de bizlere düşüyor çünkü biliyoruz ki bizim Def'i okurken aldığımız zevki sizler de onu okuyunca alacaksınız. Kalbinizin de  Def'teki güzelliklerin hazzına varmasına ve dudaklarınızın da huşu içinde Def'i okumasına müsaade edin. Def Dağı'na yolculuktur bu, ahirde kendinizi bulduğunuz ve kendinizden bir şeyler hissettiğiniz. İşbu kitap bir deneme kitabı olup tez elden okunması ve kalbimizdeki yerini alması bakımından önem arz etmektedir.
Biz Makamı'nda 15 Temmuz'a dair göndermeler var: "Ben daha ona sütlü kahve yapacaktım." diyen şehit polis eşinin hüznü... Yazmaya dair ise Harfi Yâr diyor Altan ve ipi kesilen uçurtmalarına yeni bir gökyüzü inşa ediyor.  Kadınsanız dedikten sonra şöyle bağlıyor derdini dermanına:"Ondan değil midir ülkem; genzinde şiir kalmış kadınlar mezarlığıdır!" Burnu Kanayan Dünya'ya küçük Eylül tampon oluyor ve bu da ALTAN'I yarına dair umuda sevk ediyor. Prangasız gönüllerin yazarıdır O. Sosyal Sorumluluk Projeleri'nin prensesi... Mahkumların sesi... Çocukların nefesi... Ve bizlerin enfesi!  Baba'ya özlemdir, anneye ve geçmiş günlere... Sonra Soma'ya ve insanlığa... En çok da çocuklara ve kadınlara. Kalemi güçlü olana değil de kasları güçlü olana hayran olan ülkem, yüreği dolu olana değil de cebi dolu olana hayran olan ülkem! Daha ne yapmalı bir insan! Aşka, sadakate, doğruluğa, iyiliğe ve güzelliğe dair. Ve kötülüğe "Def" çeken bir yürek daha ne yapsın?
Çölde açan bir çiçektir Def, gökteki en parlak yıldızdır, okunması icap eden bir tutam güzelliktir, 15 Temmuz Şehitleri'ne ithaftır. Ve bu duyarlılık sanatçının yetiştiği topluma vefa borcudur, ödemesi de tabi ki kalemle olacaktır. Sanatçı, yetiştiği toplumun düşmana karşı kavgasını da veren olmalıdır. 
"Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin 
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten" diyen Namık Kemal'in yoludur bu yol.
Kelâmın kibarıdır, Altan'ın kelâmı... Altan'ın kelâmı, kibarın kelâmıdır. Akisli bir yazı olsun istedim, edebi sanatlı, ağdalı... Çünkü Def'in de gayet edebi, gayet edepli ve gayet de ebedi olması anormal bir durum değildir. Saf şiirdeki asalet, Def'te kendisini ibraz ediyor. Def'in binbir tonu... Tadı dimağınızda kalacak bir edebiyat seyrüseferi...
Gideceğiniz güzergahta iğde kokularını duyumsamak, okuyacağınız her satırda insana dair hisleri en bariz şekilde solumak ve taze kitap lezzetini tatmak için illa ki illa Def'i okuyun diyorum. Def , 15 Temmuz Şehitleri'ne ithaf edilmiş bir deneme kitabı...Yazarı Mehtap ALTAN... "Adını Def koyduğum deneme kitabımın içindeki tüm yazıların ortak noktası;birliğin, insanın, iyiliğin, hakikatin ve emeğin gözlerinden öpen edebi ritim olmaları." 
"Her nesnenin bir bitimi var ama" diyor ya KARAKOÇ, bu ama'nın açılımında aşk var, hasret var, umut var. İnsan okudukça Def'i; insana ve insani olan dair güzel terennümlere dalıyor. Def her nesnenin bir bitiminin olmadığının ispatıdır. Ve birlikteliğimizin sağlamlaşması için harca katılan bir zamktır: "Def'teki bütün yazılar da ayrıştırmayı değil, birlikte sevgi ile hemhal olmanın hakiki tonunu yansıtacak sizlere."
Ah be ALTAN, güzellik üzerine o kadar şeyler birikmiş ki yüreğinde, sen yüreğinin üzerindeki tozları yazarak attıkça daha neler çıkacak ortaya? Bilir misin, yüreğin tam da ortasında aşkın tecelli ettiği nokta varmış. Ve o noktaya süveyda denirmiş. İşte yazdıkların kalbin merkezindeki o kara noktadan neşet ediyor. Kalemin, yüreğinden çektiğin mürekkeple yazıyor. Biz gidilmemiş olan yolun yolcularıyız, ayak basılmamış karların ilk adımlarıyız. Bakılmamış yıldızların meftunuyuz, bakir imgelerin hayranıyız. Def bizlere okunmamış satırlar getiriyor, tadılmadık yemişler... Def bir anneden miras kalan ve kendisine milyon anlam yüklenen bir nesne oluyor. Kâh geçmişe duyulan özlem oluyor, kâh yarına kurulan  köprü...
Şehir Temennileri'nde ise yazarın kalp güzergahında mola verdiği ve her birinde ayrı çiçekler derlediği şehirler anlatılıyor: Kayseri - Ali Dağı, Konya - Sille, İzmir - Agora, Muş, Amasya,  İstanbul - Beykoz... Gittiğimiz her yere kendimizi götürürüz. Yazarımız da aslında şehirleri, ilçeleri, köyleri kendisine konuk etmiştir. Oralara gitmiştir ama oralara konuk olmamıştır, oralar yazara konuk olmuştur.
Def, yüreğimizin bu zor zamanlarda nefes aldığı pencerelerden birisi olmuştur. Yazana selam olsun okuyana da helal!
 
1073 defa okunmuştur.
Yorumlar..
Henüz Yorum Yapılmamış
Diğer Yazıları..
GECENİN SÜTÜNÜ RUHUN AVLUSUNA SAĞMAK "DEF"
KALPLER KIRILMIŞ KABURGALAR KIRILSA ÇOK MU?
SİZ ÖLDÜRMEYİ İYİ BİLİRSİNİZ BAYIM
İŞTE HALEP İŞTE ARŞIN
OLAYLARA FRANSIZIM
KOMODO EJDERİ
AH ANADOLU'M
ÇOCUKLAR CENNET KUŞUDUR ŞİMDİ
EL YAPIMI ÖLÜM
SİZ DE FETÖ'NÜN MANKURTLAŞTIRAMADIKLARINDAN MISINIZ
BİZ SİZİN CEMAZİYÜLEVVELİNİZİ İYİ BİLİRİZ EY GARP!
KÖLEMEN KORUMALAR
GİDELİM SERV-İ REVÂNIM YÜRÜ SAD'ÂBÂDE
KADIN SAÇLARINDAN YUVA YAPAN KUŞLAR ZAMANI ÇERKEZ SÜRGÜNÜ
KUT'ÛL AMÂRE
MARDİN DARGEÇİT
28 ŞUBAT
KARAKOÇAN'A DOĞAL GAZ...ABONELİK HALEN AZ
ELLİ KELİME
DAĞLICA
BUZDAN ADAMLAR ORMANI
ŞENGAL
BUGÜN BAYRAM BANA BOMBA DEĞİL ŞEKER VER
NETENYAHU
GAZZE
SREBRENİCA
BAŞBAĞLAR
MÜLK-İ İSLAM
BONZAİ
ULU NAZAR
BAYRAK İNMEZ
2 DAKİKA
AH MADENCİ KARDEŞ AH...
AH SOMA, İÇİMİ YAKAN, GÖZ YAŞLARIMI AKITAN SOMA!..
BÜYÜMEYİN ÇOCUKLAR
ANNELERİ ANLATACAK YAZI YOK
ONU DÖVME AMA ONA KIZ
SİZİN HİÇ EVLADINIZ ÖLDÜ MÜ
RABBİM BENİ AFFET
İLETİŞİM -SİZSİNİZ
"HER ÇOCUK ÖZELDİR"
CANIM EFENDİM GÜL PEYGAMBERİM
529
DUMLUPINAR VATAN SAĞ OLSUN
YA TAHAMMÜL YA SEFER
SIR SAKLAMASINI BİLİR MİSİNİZ?
MUHSİN BAŞKAN
ÖZRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK OLAN BİR TOPLUM
YENİ GÜN
BEDELİ ÇANAKKALE’DE ÖDENMİŞTİR
HALEPÇE
MEHMET AKİF ERSOY
HAN’IM
50 KELİME
YAV HE HE!
KÖKÜ MAZİDE OLAN ATİ, HANİ?
MİLLET AŞK GÖRSÜN
SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜ
MUHARREM
İNSAFIN O YERDE NAMI YOK MU?
HAYIRLISI
NE GÜZELDİR DUA ETMEK
SİZ HİÇ AÇLIKTAN ÖLDÜNÜZ MÜ?
GÜL ONUN REMZİDİR
DİŞİSİNE KÖTÜ DAVRANAN TEK HAYVAN
CEKETİNİ VER
NOEL BABA BİZİM BABAMIZ DEĞİLDİR
“BUZDAN ADAMLAR ORMANI”
ÖĞRETMENİM İŞTE
MANDELA
EYVALLAH
ÖĞRETMEN OLMAK KALBE DOKUNMAKTIR
NEJAT UYGUR
TRAFİK CANAVARİYESİ
SAVAŞ ABİ
ÜSLUBU BEYAN AYNİYLE İNSANDIR
FİL YALNIZLIĞI
TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE
KIL
ALİYA
“DEM BE DEM KURBANINAM”
İNDİRİM EVİNİZDEKİ ÇÖPLÜK OLMASIN
RAMİZ DAYIYI KAYBETTİK
DÜDÜK HAKEMİNSE SAHALAR BİZİMDİR
MUTLU AİLE
EMEK HIRSIZLARI
SEN KAYBETTİN OLİMPİYAT
BURADA ÇİMİLEBİLİNİ Mİ?
KİŞİSEL GELİŞİM
SARİN
ESMA
DARBECİLER KRALI SİSİ
“DARBE”TÜL ARZ
DAR-I BEKA
DUA
ÇAĞRI
KÖRÜM SAĞIRIM LALİM
EY ORUÇ TUT BİZİ
BABAM
SÖYLE BEYAZ ADAM
SÖYLE BEYAZ ADAM
Ölümünün 30. Yıldönümünde Necip Fazıl (1904-1983) ÜSTÂD
MEVZUATA GÖRE YAŞAMAK
ANNE
SON NEHİR KURUDUĞUNDA
KALBİ KIRIKLARIZ
KINALI KUZULAR
HALEPÇE
MÜSLÜM BABA'YI UĞURLARKEN
MEKSİKA SINIRI
AŞKA FİYAT BİÇİLİR Mİ?
DÜŞMEYE GÖR
HAYAT MEMAT MESELESİ
BİR DAKİKA
HO HO HO HO HO HO
MEVLANA HAZRETLERİ
KERBELA
EVİM SENSİN
FİLİSTİNLİ HANİN BEBEĞİN RUHUNA
ELA’NIN AĞIDI
17
KULP KULP KULP
İsmail Olmak Kolaydır İbrahim Olmak Zordur
SAVAŞ-MA
Neşet Ertaş ne gönül bıratktı ne boran, Hakk'ın rahmetine gitti
Burası Muş’tur
KİMSE KİMSEYİ SEVMİYOR
Cemaziyülevvel
ADAM YOK
Bayram hepimiz için özellikler ve güzelliklerle doludur
“Olum Bak Git!”
BU ÜLKE
DAMACANA
Kerem Misali Yanıyoruz
PLAKETNAME
DAĞLICA KATLİAMI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
KORKMİREM ULA!
BENİM GÜZEL KARDEŞİM
Tek şampiyon vardır o da annedir, başkası değil
UKALA
İLETİŞİMDE SÖZÜN DOĞGRUSU
Mehmet Akyol

CUMHURBAŞKANIMIZA ETRAFI İLE İLGİLİ TAVSİYEM
CEVDET SEZGİN

PKK BELASINDAN KURTULMANIN ÇARESİ VARDIR
Gürhan GÜRSES

GECENİN SÜTÜNÜ RUHUN AVLUSUNA SAĞMAK "DEF"
NURETTİN DOĞAN

AH ŞU PARTİCİLİK VE MEZHEPÇİLİK!
NEVİN BALTA

Orta Doğu’nun Türkçesi
REŞİT YILMAZ

Türkçe giderse ne Türkiye kalır, ne Türk kalır
İMAMOĞLU KAZANIRSA DÜNYAYA DEMOKRASİ MESAJI V
AK Partililerin taban teşkilatları toplantısı
Selçuk Solmaz: Arılar yok olursa, dünya üzeri
EY SİYASETÇİLER, BİLMİŞ OLUN Kİ BARIŞ VE HUZU
BAŞKON'DAN OLAĞANÜSTÜ KONGREYE DAVET
EL ELE VERİP MEHMET ÖZHASEKİ'YE KAYBETTİRDİLE
AKYOL'A TÜRK KÜLTÜRÜNE VERDİĞİ HİZMETLER, OKU
MANSUR YAVAŞ: NE HARAM YERİM, NE DE HARAM YED
ATO BAŞKANI GÜRSEL BARAN ÇOK, AMA ÇOK AYIP ET
BAŞKON BİR İLKİ DAHA HAYATA GEÇİRDİ
ANKARA
Yazılım : Networkbil.net
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ® Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON )