Ana Sayfa Hakkımızda Foto Galeri Video Galeri Z.Defteri İletişim
KADIN HAKLARI VE EŞİNDEN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN ERKEĞİN YAŞADIĞI DRAM
Öyle bir zamandan geçiyoruz ki, kadın hakları, kadın hakları derken erkekleri mağdur duruma düşürdük. Son yıllarda aile bütünlüğünün zedelenmesi, aile içi sorunların çoğalması, boşanmaların hat safhaya gelmesindeki en önemli unsur “ nafaka “ meselesidir.
16-01-2020 13:02

   Öncelikle belirtmeliyiz ki,"  karısını döven erkek ya maddi veyahut da manevi yönden sıkıntı içindedir. Kadını dövmek veyaonun hakkını vermemek, iltifat ve sevgiden mahrum bırakmak erkekliğe yakışmaz. Cenab-ı Hakk Kur'an-ı kerim'inde kadın haklarında konusunda önemli hassasiyet gösterilmesini emrederken Peygamber Efendimiz (SAV ) erkeklerin kadınlara karşı merhametli davranmalarını, kem söz söylememesini, hak ve hukukunu koruyup kollamasını emretmiş ve ailenin bir bütün olabilmesi için karı-koca ve çocuklar arasındaki ilişkilerin mazbut bir halde olması dinimizce emredilmiştir. "       

Hele bir de kadın çalışıyorsa sorun daha da zirveye tırmanıyor. Kadın hem çocuğunu babasına bırakmıyor, hem de nafaka alıyor. Aldığı nafakayı da ya birlikte yaşadığı ailesi ile yiyor veyahut da gayrı meşru ( nikahsız ) edindiği erkekle...

  • Bu durumda erkekler hem karısından isteyerek veya istemeyerek ayrılmak durumunda kalıyor, hem de çocuklarından oluyor. Yani hem maddeten hem de manen büyük engebelerle karşılaşıyor. Daha önemlisi de çocuklarının hasreti ile zor dönemler yaşıyor, hasretlik hastalığına yakalanarak hayatı çekilmez bir hal alıyor. Erkek evlenmişse mazbut bir hayat yaşayamıyor zira çocuklarının hasretinin yanında bir de zaten yeterli olmayan maaşından duruma göre hem kadın, hem de eski eşinin yanında kalan çocukları için nafaka ödediğinden huzursuzluk zirveye dayanıyor.

Görüldüğü gibi aile düzeni bozuluyor, kadın erkekten istediğini alıyor ve hatta zulüm etmek masadı ile veya başka düşünce ile bir de avukat tutuyor, bu bağlamda hem avukat sebepleniyor, hem de kocasından bir nevi intikam alıyor.

      OLAYI BİLFİL YAŞAYAN VE KONUYU İYİ TAHLİL ETTİĞİNE İNANDIĞIMIZ BİR VATANDAŞIN BİZE GÖNDERDİĞİ DEĞERLENDİRMENİN ÜSTTEKİ PARAGRAFLARDA ÖZETİNİ VERDİK. ŞİMDİ DE BİRAZ DAHA TEFERRUATLI OLARAK TAKDİM EDELİM:        

           Önceden (mal ayrılığı) rejimi vardı, 2002 yılında yapılan bir değişiklikle (mal birlikteliği) rejimine geçildi.

       Maalesef bu değişiklikten sonra yavaş yavaş kadın cinayetleri artmaya başladı. Bu cinayetlerin artmasında en büyük sebeplerden biri “ mal birlikteliği rejimi ”nin uygulanmasıdır.

      Mevcut yasalara göre kadının beyanı da esas alınıyor. Halbuki İslam hukukuna göre ( bir insanın iftiraya kurban edilmemesi için ) bir insana suç isnat edildiğinde en az 2 kişi şahit istenir.

      Durum böyleyken kadın cinayetlerinin önüne geçilmesi çok zor, acilen mal ayrılığı rejimi ne geçilmesi ve kadının beyanına göre değil kanıta bakılmalıdır.

     Bir örnek vereyim;  bir şirket düşünün 3 ortaklı birinin hissesi yüzde 70 diğerinin hissesi yüzde 20 üçüncünün hissesi yüzde 10 olsun o şirketteki ortaklar, ortaklıktan ayrılırken herkes  hissesini alarak ortaklıktan ayrılır. Yani demem o ki, eşlerde birbirinden ayrılırken herkes ya baba evinden getirdiğini ya da kazandığını götürmeli hiç kimse hak etmediği bir malı almaya çalışmamalı.

     Gelin görün ki Doğu ve Güneydoğu’da 1 metre toprak için dahi aşiretler birbirine giriyor, mal için canlar alınıyor.

    Birde, ev kadını olup çalışmayan kadınlar var. Bunları malın yarısını ortak etmek yerine katkısı oranında hisse verilmeli.  Nasıl olur derseniz, çözüm ( bana göre) hükümet ve diğer siyasi partiler ile birlikte Medeni kanunda düzenleme yaparak.  Çalışmayan kadınları boşanma durumunda asgari ücretli saymalı. Mevcut yasada kadın boşanınca, malın yarısını istiyor. Çocukların yaşı küçükse çocukları alıyor. Bir de nafaka istiyor, çocuk parası istiyor.

      Oldu olacak bir de adamın canını alsın !.. Zaten bu kadar hakkı aldıktan sonra zaten canını almaktan beter ediyor.

     Ayrıca belirtmek te fayda var, bir kadın boşandıktan sonra artık erkeğin eşi olmuyor. Ya gidiyor başkası ile yiyor aldığı malı (nafakayı) ya da gidiyor yakın ailesi ile yiyip keyif çatlatıyor.

   Eeee, bu kadar hak verilince, kadını boşanmaya iten ( hepsi için değil tabii..) ya birlikte olduğu başka bir erkektir, ya da  yakın ailesidir. Aile mal peşinde olmadığını söylese de aslında planlarına kızlarına sahip çıkıyormuş gibi yapıp malı mülkü ne varsa damattan koparmanın derdinde düşüyor ve sudan sebeplerle kavgayı körüklüyorlar. Başka bir erkekse sebep,  o kadınla malı beraber yiyor, nafakayı da kestirmemek için nikahsız yaşıyor, İşte bu durumlardan dolayı birçok erkek bunu kabullenemiyor, kabullenmez de sonuç olarak bunu kabullenmeyen erkek malum kadın cinayetlerine bir yenisini ekliyor!..   

    Verilen hak bu kadar geniş olunca, kadını ayartan da gaz veren de çok oluyor. Hem devlet yetkilileri , hem yakın ailesi , sürekli erkek üzerinde bir baskı uygularken erkek pısırıklaşıyor.  Ne eve reislik yapabiliyor, ne de çocuklarına babalık yapabiliyor. Herkes evin içindeki huzuru korumak isterken aslında ufacık ev içi tartışmalara müdahale ederek sorunun büyümesine sebep olup testiyi büsbütün kırıyorlar. Bundan böyle ne yaparsan yap artık su tutmaz pek tabii ki.  Testiyi kırmayı bırakın da su tutmaya devam etsin yoksa daha çok aileyi burnunuzu sokarak dağıtırsınız bu kafa ile..

     Gerçekten ve şüphesiz kadınlar arasında mağdur olanlar da vardır eşi tarafından haksızlığa uğratılan. Bu durumda önemli olan da gerçek mağdurları bulup korumaktır. Elbette mağdur olan kadınlarımızın hak ve hukukunu korumak gerekir. Kadın ve erkek ailede bir bütündür. Çocuklar da bu minval üzere yetiştirilmeli. Aile içi kavgalardan mutlak surette uzak kalınmalı, özellikle çocukların yanında çirkin sözler söylenmemeli, olumsuz hal ve hareketlerde bulunulmamalıdır.

     Unutulmasın ki, Türk-İslam ahlakı ile mücehhez ailelerde huzursuzluk daha azdır. Kadın kocasına saygı duyar, kocası karısına sevgi besler ve merhamet duyguları ile hareket ederse sorun zaten olmaz. Allah korkusu, ahlak ve fazilet, sevgi ve saygının olduğu yerde birlik-beraberlik vardır. Birlik-Beraberliğin olduğu yerde ayrılık olmaz.    

     O halde kadın hakları elbette çok önemlidir ama, kadına imtiyaz vereceğiz derken erkeklerin durumunu iyi tahlil etmekte yarar var. “ Ailede reis erkektir “ diye boşuna söylememiş atalarımız. Her toplumda bir lider olması lazım. Bu toplumsal bir kuraldır. Böyle bir sistemin olmadığı yerde ne barış olur ne de huzur.   

756 defa okunmuştur.
Etiketler : -
Yorumlar..
Henüz Yorum Yapılmamış
 
İSMAİL UÇAKÇI

YESEVİ, BEKTAŞ-İ OĞUZ OCAKLARI AÇILMIŞ…!!!"
Prof.Dr. ANIL ÇEÇEN

DAĞ BAŞI TOPLANTISINDA KONUŞAN Prof.Dr. ANIL ÇEÇEN ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ . ÇEÇEN ŞUNLARI SÖYLEDİ:
Prf. Dr.TURAN USLU

KIYI KUMULLARI VE KORUNMASI ( 6 )
Prof.Dr.HAYRETTİN İVGİN

EN İYİSİ DEMOKRASİ VE PARLAMENTER SİSTEMDİR
Gürhan GÜRSES

NAKKAŞIM RABBİMDİR
CEVDET SEZGİN

BİR YOL HİKAYESİ 2.
HASAN KAYA

KÖYSEL DÖNÜŞÜM / TERSİNE GÖÇ
KAMİLE ÖZDEMİR

BELEDİYELERİN İŞ İSTİHDAMI
YASEMİN AKYOL

TEK GERÇEK HAZİNE: AİLE
SAİME HALAÇ

ÖLDÜREN SEVGİYİ KADINLAR OLARAK ASLA İSTEMİYORUZ
DERYA FİLİZ KORKMAZ

KORANA GÜNLERİNDE MARKALAR NASIL İLETİŞİM KURMALI?
AYSEL RAİFE AKKANAT

BİZ SENİN YAŞINDAYKEN
ANTALYA VALİLİĞİ’NDEN FIRTINA UYARISI
KARGOYLA UYUŞTURUCU GÖNDERECEKLERDİ
ELAZIĞ ECZACILAR ODASI BAŞKANI GÜLER: GRİP AŞ
CEZAEVİNE OPERASYON: BİRİ DOKTOR 12 KİŞİ GÖZA
BEYAZ MASA’YA BİR AYDA 891 BİN BAŞVURU
AYM, OSMAN KAVALA’NIN BAŞVURUSUNU KARARA BAĞL
POZİTİF VAKALARA BİLEKLİK TAKILACAK
İHTİYAÇ KREDİSİNE TALEP DURDU
BÖREKÇİDE SİLAHLI ÇATIŞMA: MERMİ YAĞDIRDILAR
PKK’LI 5 TERÖRİST TESLİM OLDU
KÖY ENSTİTÜLERİ YENİDEN AÇILMALI
İSTANBUL’DA TAKSİ VE SERVİSÇİLER İÇİN YENİ DÖ
AKP’LİLERİN DÜĞÜNÜNDE SALGIN UYARISI YAPAN PO
MESLEKTAŞINI ÖLDÜREN DOKTOR: SÖZLERİNİ ERKEKL
BAŞSAVCILIK: 7 HDP’Lİ VEKİL HAKKINDA FEZLEKE
GİDELİ 8 YIL OLDU: NEŞET ERTAŞ MEZARI BAŞINDA
BDDK SWAPTA LİMİTİ YÜZDE 1’DEN YÜZDE 10’A YÜK
KAVGAYA MÜDAHALE EDEN POLİS VE BEKÇİLERE SALD
AYASOFYA’DA YER ALTI YAPILARI KEŞFEDİLDİ
İBB’DEN ÖZEL TİYATROLARA DESTEK
ANKARA
Yazılım : Networkbil.net
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ® www.turkiyeanadoluhaberleri.com